
Kendi Kendine Konuşmanın Gizli Gücü: İç Sesinle Barışmanın Zamanı
- zerrinesin
- 15 Kas 2025
- 2 dakikada okunur
Hepimiz hayatın bir noktasında kendimizle konuşuruz. Kimi zaman sessizce, kimi zaman sesli… Bazen aynaya bakarken dudaklarımız kıpırdar, bazen yürürken zihnimiz diyaloglarla dolar. Ama nedense, kendimizle konuştuğumuzda hafif bir utanma, gizli bir çekinme hissi taşırız. Sanki bu davranış yalnızca “tuhaf” insanlara aitmiş gibi.
Oysa gerçek bambaşka.
Kendi kendine konuşmak, insanın kendini anlamak için geliştirdiği en doğal yöntemlerden biridir.
Zihin Sadece Susmaz, Konuşarak Düzenlenir
Gün içinde yüzlerce küçük duygu, düşünce ve karar arasında savruluyoruz. Beynimiz yalnızca depolamak için değil, anlamak için de tasarlanmış. İç ses ise bu anlamlandırma sürecinin görünür hâli. Bir cümleyi sesli söylemek, zihindeki karışıklığı kağıda dökmek gibidir; belirsiz olan netleşir.
Bazen bir kararın etrafında dolanır dururuz, ta ki onu sesli söyleyene kadar:
“Gerçekten bunu yapmak istiyor muyum?”
Cümle bir kez havaya karıştığında, cevap da kendiliğinden ortaya çıkar.
Kendinle Konuşmak Bir Kaçış Değil, Bir Dönüş
Birçok kişi iç sesini bastırmaya çalışır. “Normal olan susmak” gibi görünür. Ama aslında kendine konuşmak bir kaçış değil; tam tersine yüzleşmenin kapısıdır.
Korkularınla konuşursun
Hayallerini dinlersin
Öfkeni yatıştırırsın
Kendine güç verirsin
Bu yüzden kendi kendine konuşmak, bir tür kişisel rehberliktir. Dışarıdan değil, içeriden gelen bir danışmanlık.
Duyguların Kendine Anlatılınca Hafifler
İnsan duyguyu taşıyamadığında anlatır. Ama anlatacak kimse olmadığında, en güvenilir kişi devreye girer: kendisi.
Kendi kendine “Bu durum beni niye bu kadar üzdü?” diye sorduğunda, aslında içindeki düğümü çözmeye başlarsın.
Duygular dışarı aktıkça hafifler; iç ses ise o duyguların nereden geldiğini gösteren bir pusulaya dönüşür.
Kendi kendine konuşmak tuhaflık değil farkındalık, olgunluk ve içsel düzenin bir yansımasıdır.
Dünya gürültülü olabilir, insanlar karışabilir, hayat bazen yorucu gelebilir… Ama iç sesin hep yanında. Onu bastırmak yerine, ona kulak ver.
Belki de senin en iyi yoldaşın, en sabırlı dinleyicin ve en dürüst danışmanın…
kendinsin.



Yorumlar